KORKULERLILERIN YERI

Insan olan ve soyleyacek veya paylasacak dusuncesi olanlarin yeri.
 
PortalAnasayfaGaleriSSSAramaKayıt OlKullanıcı GruplarıGiriş yapkorkuler

Paylaş | 
 

 KADIN HASTALIKLARI _2

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
PIR KIZI



Mesaj Sayısı : 83
Kayıt tarihi : 27/02/08

MesajKonu: KADIN HASTALIKLARI _2   Cuma Mart 14, 2008 11:38 am

Neden sancılı adet görülür?

Sancılı adet görme aslında normal adet görme mekanizmasının önemli bir parçası olan uterus kasılmalarının kadın tarafından ağrı şeklinde hissedilmesidir. Bu uterus kasılmalarının amacı uterus iç tabakasının atılarak yenilenmesi esnasında oluşan kanama miktarını en az seviyede tutmaktır. Bu kasılmalar esnasında uterusta bölgesel olarak prostaglandin adı verilen bazı maddeler salgılanır. Ağrıya yol açan olayın bu prostaglandinlerin ya aşırı miktarda salgılanması ya da kadında prostaglandinlere ağrı şeklinde bir aşırı duyarlılık cevabı oluşması olduğu kabul edilmektedir. Prostaglandin salgısı yumurtlama sonrasında oluşan bir olay olduğundan tipik olarak adet görmeden kısa süre önce başlayan ve adet bittikten sonra tümüyle kaybolan adet sancısı yumurtlama olduğunun güvenilir belirtilerinden biridir.

Sancılı adet görmenin nadir görülen nedenleri arasında serviks (rahim ağzı) girişinin kürtaj, enfeksiyon gibi nedenlere bağlı olarak daralmış olması ve buna bağlı olarak adet kanının "zorlukla atılması" ve spiral kullanımı gibi nedenler yer alır.

Ne gibi belirtiler oluşur?

Adet sancısı genellikle adet görmeden önceki ilk 24 saat içinde başlar, adet görmekle beraber şiddeti kısa süreli olarak artar ve adet döneminin bitmesine kadar giderek hafifler.

Bulantı-kusma, halsizlik, ishal, kramplara ek olarak şiddetli bel ağrısı ve baş ağrısı sancıyla beraber sık görülen diğer belirtilerdir. Ağrının çok şiddetli olduğu durumlarda bayılma bile ortaya çıkabilir.

Ne zaman jinekolojik değerlendirme gerekir?

Adet sancıları ağrı kesicilerle kontrol altına alınabiliyorsa ve başka bir jinekolojik belirti yoksa jinekolojik muayene gerekli değildir. Ancak adet sancıları çok şiddetli olup genel iyilik halini etkilemeye başlamışsa ve/veya iş kaybına neden oluyorsa mutlaka jinekolojik değerlendirme yapılmalı etkili bir tedavi uygulanmalıdır.

Jinekolojik değerlendirmenin çok önemli bir amacı vardır. Endometriozis (rahim iç tabakasının normal dışı bölgelerde bulunması), kronik enfeksiyon, yapışıklıklar, yumurtalık kistleri, uterus myomları ve diğer bazı jinekolojik hastalıklar kendilerine özgü belirtiler dışında aynen adet sancısı gibi belirtiler de verebilirler. Yapılan jinekolojik muayene bu durumların varlığını ortaya çıkarır ve böyle durumlarda tedavi tamamen farklı olur.

Nasıl tedavi edilir?

Eğer jinekolojik muayenede adet sancısını taklit edecek bir durum söz konusuysa (endometriozis, yumurtalık kisti, myom, spiral, enfeksiyon gibi) öncelikle saptanan hastalık tedavi edilmelidir. Yetersiz değerlendirme sonucu yapılan tedavinin başarılı olma şansı düşüktür.

Jinekolojik muayenede hiç bir jinekolojik patoloji saptanmadığında ilk basamak tedavi ağrı kesicilerdir. Kullanılacak ağrı kesiciler "nonsteroid anti inflamatuar analjezikler" adı altında gruplandırılan ve ağrı kesme dışında iltihap giderici özellikleri de bulunan ağrı kesiciler olmalıdır. Bu ilaçlar ağrıyı kesmeleri dışında prostaglandin üretimini de azaltarak çift yönlü tedavi yaparlar. Adet başlamadan 24 saat öncesinde doktor önerisine göre değişen dozlarda tercihen naproksen sodyum içeren ilaçlar kullanılır ve sancı devam ettiği sürece ilaçlar alınmaya devam edilir.

Ağrı kesici ilaçlara yanıt alınamayan durumlarda ikinci basamak tedavi doğum kontrol haplarıdır. Dismenore ile yumurtlama arasında yakın bir ilişki söz konusu olduğundan yumurtlamanın doğum kontrol haplarıyla ortadan kaldırılması ağrıları çoğu durumda etkili bir şekilde kontrol altına alır.

İkinci basamak tedaviden de fayda görmeyen kadınlarda ileri inceleme gerekir. Bu amaçla gerekli ön hazırlığı takiben laparoskopi adı verilen yöntemle karın boşluğu incelenir. Bu incelemede genellikle saptanan patoloji endometriozistir ve tedavisi daha farklıdır.

Olayın psikolojik kompoonentinin varlığından şüphelenildiği durumlarda doktor önerisine göre psikiyatri konsultasyonu gerekebilir.

Yoga, transandantal meditasyon, biofeedback, gevşeme gezersizi gibi yöntemler de usulüne uygun olarak uygulandıklarında faydalı olabilir.


Kısırlık
kısırlık
Erkek veya kadının döl vermemesi haline, halk arasında kısırlık, tıp dilinde ise sterilite denir. Nedenlerini, erkek ve kadında ayrı ayrı incelemek gerekir. - Erkeklerde kısırlıkNormal cinsel ilişkide bulunmayan veya menisi olmayan erkeklere kısır denir. Psikolojik etkenler, iktidarsızlık, erkek uzvunda görülen şekil bozukluğu, gereği gibi tedavi edilmemiş belsoğukluğu, yumurtaların yerlerine inmemiş olması, kabakulak hastalığı sırasında husyelerin iltihaplanmış olması kısırlığı doğuran en başta gelen nedenlerdendir. - Kadınlarda kısırlık Cinsi münasebetlerin, hamile kalma ihtimalinin çok az olduğu zamanlarda yapılması, fallop borularının tıkalı olması, döl yatağında görülen hastalıklar, hormon salgılarının yetersiz olması, rahim veya dış üretim organlarında görülen şekil bozuklukları, şeker hastalığı veya tiroid bozuklukları, beden yorgunluğu, sinir bozukluğu en başta gelen nedenlerdendir. Çocuk sahibi olmayan eşlerin, tepeden tırnağa kadar muayene olup, gerçek nedenleri, tespit ettirmeleri gerekir.

MENOPOZ
Menopoz Latince'de meno ve pause kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş ve "adet kanamalarının durması" anlamına gelen menopause kelimesinin dilimize uyarlanmasıyla oluşturulmuş bir kelimedir.
Adından da anlaşılacağı üzere menopoz, kadının düzenli adet kanamalarının ortadan kalktığı dönemi ifade eder ve kadının çağlarından birini oluşturur.
Kadının Adet Kanamaları Neden Kesilir?
Adet kanaması, adet döngüsünün seyrinde her ay muhtemel bir gebelik için hazırlık yapan rahim iç tabakasının gebelik oluşmaması durumunda "tazelenmesi" için kanamayla dışarı atılmasından ibaret bir süreçtir.
Yumurtalıklarda her adet döngüsünde bir yumurta hücresi olgunlaşma sürecine girerek östrojen hormonu salgılamaya başlar ve bu hormonun etkisiyle rahim iç tabakası kalınlaşır. Yumurta hücresi belli bir olgunluğa ulaştığında yumurtlama meydana gelir. Yumurtlama sonrasında devreye giren progesteron hormonunun etkisiyle rahim iç tabakası gebelik oluşumuna elverişli hale getirilir.
Bir kız çocuğu her iki yumurtalığında belli sayıda yumurta hücreleriyle dünyaya gelir. Bu hücre topluluğu kolay anlaşabilmesi açısından "yumurtalık havuzu" olarak tabir edilebilir.
Rahim içi yaşamda havuzdaki yumurta hücre sayısı yaklaşık 6-7 milyon iken doğumda 1-2 milyona iner. Ergenlik dönemine gelindiğinde yumurtalıklardaki toplam yumurta hücresi sayısı 300-400 bine inmiştir. Sayının bu şekilde azalmasının nedeni tam olarak bilinmemekle beraber muhtemelen genetik özellikleri en uygun olan, yani en kaliteli olan yumurta hücreleri sağ kalmakta, diğerleri kullanılmamak üzere bertaraf edilmektedir. Böylece yumurta hücresinin döllenmesiyle oluşacak yeni neslin genetik açıdan mükemmel olmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
Yumurta hücre sayısındaki azalma üreme çağında da devam eder ve bir kadında tüm üreme çağı boyunca yaklaşık 400 civarında yumurta hücresi yumurtlamada kullanılmak üzere seçilir ve kullanılır.
Yumurtalık havuzunda yumurta hücreleri tümüyle tükendiğinde yumurtlama durur ve östrojen ve progesteron hormonları salgılanamayacağından rahim iç tabakasının yenilenme süreci de biter. Böylece adet kanamaları da ortadan kalkar ve menopoz dönemi başlar.
Rahimi alınmış bir kadın menopoza girmiş kabul edilir mi?
Rahimin bazı nedenlerle üreme döneminde ameliyatla çıkarılması gerekebilir. Rahim alındığı anda adet kanamaları kesilir. Burada adet kanamasının durmasının nedeni rahimle birlikte rahim iç tabakasının da çıkarılmış olması, yani adet kanamasında kanayan dokunun da alınmış olmasıdır. Halbuki tıbbi anlamda menopoz, yumurtalıklardan östrojen ve progesteron hormonu salgısının durmasıdır. Rahim alınması esnasında yumurtalıklar bırakılmışsa (40-45 yaşından önce yapılan ameliyatlarda sağlam ise yumurtalıkların yerinde bırakılması tercih edilir) hormon salgısı devam eder. Burada yalnızca adet kanaması belirtisi kaybolmuş olup hormon eksikliği belirtileri kadının yumurta hücreleri tükenene kadar ortaya çıkmaz.
Rahimi genç yaşta alınmış bir kadının menopoza girdiği zamansal nokta böyle bir durumda ancak kadının aşağıda anlatılacak menopoz belirtilerini yaşamaya başlamasıyla veya bazı muayene ve laboratuvar bulgularına dayanılarak belirlenebilir.
NOT. Öncelikle tıbbi tanı ve teşhis ,tıpla birlikte tedavi önerilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.alevi.dk
 
KADIN HASTALIKLARI _2
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» KADIN KAHRAMANLAR
» Hz.Hamza'nın Ciğerini Yiyen Kadın Nasıl Sahabi Oldu
» ÖRNEK MÜSLÜMAN KADIN HZ.MERYEM
» KALIN BARSAK (KOLON) -REKTUM VE ANÜS HASTALIKLARI
» 3 boyutlu harika duvar kağıtları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KORKULERLILERIN YERI :: SAGLIK :: HASDALIKLAR-
Buraya geçin: