KORKULERLILERIN YERI

Insan olan ve soyleyacek veya paylasacak dusuncesi olanlarin yeri.
 
PortalAnasayfaGaleriSSSAramaKayıt OlKullanıcı GruplarıGiriş yapkorkuler

Paylaş | 
 

 KUMEYL DUASI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:30 am

KUMEYL DUASI



Kumeyl duası olarak Ehl-i Beyt kaynaklarında meşhur olan bu dua, Hz. Ali (a.s)’ın sır arkadaşı Kumeyl bin Ziyad’a Hızır’ın duası diye öğrettiği engin maarifi içeren bir duadır. Bu duanın özellikle Perşembe geceleri okunması Ehl-i Beyt imamları tarafından tavsiye edilmiştir.
Kumeyl duası şöyle başlıyor:
Allah"ım! senin her şeyi kaplayan rahmetin hakkına; kendisiyle her şeye üstün geldiğin, karşısında her şeyin boyun eğdiği gücün hakkına; her şeye galip geldiğin ceberutun hakkına; önünde hiç bir şeyin duramadığı izzetin hakkına; her şeyi dolduran azametin hakkına; her şeye üstün gelen saltanatın hakkına; her şeyin fani olmasından sonra baki kalacak vechin hakkına; her şeyin temellerini dolduran isimlerin hakkına; her şeyi ihata eden ilmin hakkına ve her şeyi aydınlatan cemalinin nuru hakkına senden niyaz ederim.
Ey Nur, ey Kutlu, ey evvellerin evveli ve ey ahirlerin ahiri! Allah"ım! Benim ismet perdesini yırtan günahlarımı affet. Allah"ım! Bedbahtlıklara yol açan günahlarımı affet. Allah"ım! Nimetleri değiştiren günahlarımı affet. Allah"ım! Duanın icabetini önleyen günahlarımı affet.
Allah"ım! Belanın inmesine sebep olan günahlarımı affet.
Allah"ım! işlediğim bütün günahları ve yaptığım bütün hataları affet.
Allah"ım! Ben sana zikrinle yaklaşmak istiyorum, ve seninle senden şefaat diliyorum; ve cömertliğin hakkına beni kendine yaklaştırmanı ve şükrünü eda etmeyi bana nasip kılmanı ve zikrini bana ilham etmeni istiyorum.
Allah"ım! Huzu, huşu ve zelil olmuş bir dille, senden (hatalarıma) göz yummanı, bana merhametli davranmanı, beni verdiğine razı, kanaatkar ve her durumda mütevazı kılmanı diliyorum.
Allah"ım! İhtiyaç ve yoksulluğu şiddetli olan, ve hacetini zorluklar anında kapına getirene, katında bulunanlara büyük rağbeti olan kimsenin yalvarışı gibi sana yalvarırım.
Allah"ım! saltanatın büyük ve mekanın yücedir, tedbirin gizlidir; emrin açık; kahrın galip ve kudretin her yerde caridir;(yürürlüktedir) ve senin hükümetinden kaçmak imkansızdır.
Allah"ım! Senden başka günahlarımı affedecek; kabahatlerimi öretecek; kötü amelimi iyiye çevirecek birini bulamam.
Senden başka ilah yoktur; münezzehsin; sana hamd ederim.
Ben kendime zulmettim ve cahilliğim yüzünden itaatsizlik yaptım, ve eskiden beri sürekli bana lütuf ve ihsanında bulunduğun için kendimi güvende hissettim (ve korkmadan sana karşı geldim.)
Allah"ım! Mevlam! Nice kötülüklerimin üzerini örttün; nice belaları benden geri çevirdin; nice hatalardan beni korudun ; hoşa gitmeyen şeyleri uzaklaştırdın; layık olmadığım nice güzel övgüleri benim hakkımda yazdın.
Allah"ım! Belam büyümüş, halimin kötülüğü haddi aşmış; amellerim beni aciz bırakmış, (heva ve heves) zincirlerim beni çökertmiş, uzun arzularım beni menfaatimden alıkoyup hapsetmiş, ve dünya beni boş şeylerle aldatmış; ve sürekli kötülüklere çeken nefsim, cinayeti ve müsamahakarlığımla beni aldatmış.
Ey Seyyidim! İzzetinin hakkına senden istiyorum ki; amelimin kötülüğü, duamın kabulünü önlemesin ve bildiğin gizli sırlarımı açarak beni rezil etme; gizlice işlediğim kötü amelim ve davranışım, sürekli ihmalkarlığım ve cahilliğim, nefsani isteklerim ve gafletimin çokluğu yüzünden, beni cezalandırmada acele etme.
Allah"ım! İzzetin hakkına her durumda bana karşı merhametli ve bütün işlerimde rauf ol.
Mabudum, Rabbim! senden başka kimin var ki, ondan, kötü durumumu gidermesini ve bu halime bakmasını dileyeyim.
Mabudum, Mevlam! sen bana hükmettin; bense o hükümlerin hususunda nefsime uydum; bu konuda düşmanım (şeytan)"ın (günahları) tezyin etmesinden korkmadım; böylece beni istediği gibi aldattı ve alınyazısı da bu işte ona yardımcı oldu; işte bu başıma gelenlerden dolayı bazı sınırlarını aştım; ve bazı emirlerine karşı çıktım; bütün bunlarda sana hamd etmek benim vazifemdir.
(Amellerim dolayısıyla) Hakkımda yürütülen kaza ve kaderin; ve beni yakalayan hüküm ve imtihanın karşısında gösterecek hiçbir mazeret ve bahanem yoktur.
Ey Rabbim! Kendimi ihmal edip işlediğim kusurlardan sonra; özür dileyerek, pişman ve perişanlık içerisinde affını ve mağfiretini ümit ederek, tövbe edip tekrar (sana) yöneldim ve günahımı ikrar ve (suçluluğumu) itiraf ederek senin huzuruna geldim.
İşlediğim günahlardan kaçacak bir mekan ve zor durumlarda sığınacak bir yer bulamıyorum; mazeretimi kabul edip beni sonsuz rahmetine dahil etmenden başka ümidim yok; o halde mazeretimi kabul eyle ey Allah"ım ve perişanlığımın şiddetine acı (heva ve heves) zincirlerinden kurtar beni.
Rabbim! Bedenimin zayıf, derimin ince ve kemiklerimin hassas oluşuna acı.
Ey yaratılışımı gerçekleştirip beni yad eden, beni terbiye edip iyilik ve rızık veren; bağışının başlangıcı ve bana yaptığın geçmiş iyiliklerin hürmetine beni affeyle.
Ey Mabudum, Ey Seyyidim ve Rabbim! Vahdaniyetine inandıktan; marifetin bütün kalbimi doldurduktan; dilim zikrinle meşgul olduktan, muhabbetin içime işleidkten, Rububiyet makamına boyun eğerek sadakatle (günahlarımı) itiraf edip, doğrulukla (sana) dua ettikten sonra, beni cehennem ateşiyle azap etmen görülüp (inanılacak) şey mi?
Böyle bir şey senden uzaktır; sen kendi yetiştirdiğin birisini zayi etmezsin; yakınlaştırdığın birisini kendinden uzaklaştırmazsın, barındırdığın birisini kovmazsın, veya kendisine merhamet ettiğin kimseyi belalara teslim etmezsin. Sen bütün bunlardan yücesin.
Keşke bir bilseydim, Ey Seyyidim, Mabudum ve Mevlam! Azametin karşısında secdeye düşen yüzlere; sadakatle vahdaniyetine şahadet eden ve medh ile sana şükür eden dillere; ilahlığını gerçekten itiraf eden kalplere, senin marifetinle dolup taşan ve böylece huşuyla eğilen batınlara cehennem ateşini musallat eder misin? Ve itaat etmek üzere ibadet yerlerine koşan ve günahını itiraf ettiği halde senden mağfiret dileyen uzuvları (azaba duçar eder misin?)
Senin hakkında böyle düşünülemez; senin fazl-u keremin bize böyle tanıtılmamıştır Ey Kerem Sahibi, Ey Rabb!
Dünyanın azıcık bela ve cezası ve ondaki zorluklar karşısında benim tahammülsüzlüğümü sen biliyorsun; halbuki dünyadaki bela ve zorlukların devamı az, tahammülü kolay ve süresi kısadır; o halde nasıl tahammül edeyim ahiretteki belaya; orada meydana gelecek büyük zorluk ve acılara?
Halbu ki o belanın müddeti uzun ve süreklidir ve ehline bir hafifletme de olmaz.
Çünkü bu azap ancak, senin intikam ve gazabından kaynaklanır.
Bu ise göklerin ve yerin dayanamayacağı bir şey.
Ey Seyyidim! O zaman senin güçsüz, zelil, hakir, muhtaç ve biçare bir kulun olan ben nasıl dayanabilirim.
Ey Mabudum, Rabbim, Seyydim ve ey Mevlam! Hangi şeyden dolayı sana şikayette bulunayım ve hangisi için ağlayıp sızlayayım? Azabın elem ve şiddetine mi? Yoksa belanın devamı ve süresinin uzunluğuna mı?
Eğer bana ceza çektirmek için düşmanların yanında yer verirsen, ve bela ehliyle beni bir araya toplarsan, beni dostların ve velilerinden ayırırsan, Ey Mabudum, Ey Seyyidim, Mevlam ve Rabbim! azabına tahammül edebilecek olsam bile, senin ayrılığına nasıl dayanabilirim?
Diyelim ki ateşinin hararetine dayandım, ama keremine nazar etmekten mahrum olmama nasıl sabredeyim?
Yahut affını ümit ettiğim halde ateşe nasıl gireyim.
İzzetin hakkına ey Seyyidim ve Mevlam, sadakatle yemin ediyorum ki:
Eğer konuşmama izin verirsen, cehennem ehli arasında, ümitliler gibi sürekli dergahına yönelip inlerim; medet dileyenler gibi feryat edip yardım dilerim senden; ve bir şeyini kaybedenler gibi ağlayıp sızlarım sana; ve seni çağırıp "Neredesin Ey Müminlerin Velisi!" der dururum.
Ey ariflerin en yüce arzusu! Ey dileyenlerin imdadına yetişen! Ey sadık kalplerin dostu! Ve ey alemlerin ilahı! (Neredesin)?
Ey Mabudum! Münezzehsin sen. Ve ben sana hamt ediyorum.
Olacak şey mi, sana karşı gelmesi yüzünden cehennemde tutulan, ve günahından ötürü onun azabını tadan, ve onun tabakaları arasında, işlediği suç ve cinayetten dolayı hapsedilen Müslüman bir kulunun sesini duyasın da affetmeyesin, oysa o kul, rahmetine göz diken biri gibi inlemekte, ve tevhit ehlinin diliyle seni çağırmakta, ve rububiyet makamını vasıta ederek sana el açmada.
Ey Mevlam! O, senin önceden yaptığın merhametini umduğu halde, nasıl azapta kalabilir? Ya da senin ihsan ve merhametini ümit ettiği halde ateş nasıl onu incitebilir? Yahut Sen onun sesini işittiğin ve yerini gördüğün halde ateş nasıl onu yakabilir ? Ya da, sen onun zaaf ve göçsüzlüğünü bildiğin halde cehennemin alevleri onu nasıl kuşatabilir? Ya da sen onun sadakat ve doğruluğunu bildiğin halde, cehennemin tabakaları arasında nasıl kıvranıp kalır? Yahut, o, seni "Ey Rabbim" diye çağırırken, cehennemin azap melekleri nasıl ona eziyet edebilir? Ya da cehennemden kurtulmak için senin lütuf ve keremini dilediği halde onu nasıl orada bırakırsın?
Sen münezzehsin, hakkında bunlar düşünülemez; senin fazlınla ilgili tanıtılan bunlar değildir; ve bunlar senin muvahhit insanlara yaptığın ihsan ve iyiliklere benzeyen şeyler de değildir.
Ben şüphesiz biliyorum ki, eğer inkarcılarını azabına hükmetmeseydin ve düşmanlarını ebedi azaba duçar etmeyi kararlaştırmasaydın, ateşi tamamıyla soğuk ve selamet ederdin; ve onda hiç kimse yer almazdı.
Ama sen, isimleri mukaddes olan! Cehennemi, insanların ve cinlerin kafirleriyle doldurmaya, ve düşmanları orada ebedi olarak tutmaya yemin etmişsin.
Ve sen, (ey) medhi yüce olan! Evvelden beri söylemiş ve sürekli olarak nimet verip kerem ve ihsanda bulunmuşsun: buyurmuşsun ki: ""Mümin olan bir kimse, fasık olan kimseyle bir olur mu? Hayır, onlar aynı olmazlar."
Mabudum, Seyyidim! takdir ettiğin kudret hakkına, ve hükmedip kesinlik kazandırdığın kaza ve kaderine ki, kime takdir etsen galip gelirsin, bu gecede ve bu saatte benim işlediğim bütün suçları ve günahları, ve gizlediğim bütün kötülükleri affet; yaptıktan sonra üzerini örttüğüm veya açığa çıkardığım, gizleyip veya aşikar ettiğim cahilliklerimi, ve amelleri yazmakla görevli melekleri kaydetmelerine emrettiğin kötülüklerimi affet! Öyle melekler ki, benim yaptığım amelleri zaptedip korumakla görevlendirdiğin uzuvlarımla birlikte onları da bana gözetleyici yaptın; ve kendin de bunların ardından gözetleyicim oldun ve onlara gizli kalan şeylere şahit oldun, rahmetinle gizledin ve fazlınla onları örttün ve indirdiğin her hayırdan ve gönderdiğin her ihsandan, yaydığın her iyilikten yahut dağıttığın her rızktan, affettiğin günahlardan veya kapattığın hatalardan nasibimi arttırmanı diliyorum.
Ey Rabbim, ey Rabbim, Ey Rabbim!
Ey Mabudum, ey Seyyidim, ey Mevlam ve ey benim Sahibim!
Ey varlığımı elinde tutan!
Ey zorluk ve çaresizliğimi bilen!
Ey fakirlik ve yoksulluğumdan haberdar olan!
Ey Rabbim, ey Rabbim, ey Rabbim!
Hakkın, kudsiyetin, en yüce sıfatın ve ismin hürmetine senden dileğim şudur: Gece ve gündüzden oluşan vakitlerimi zikrinle canlandır, ve beni kendi hizmetinde tut, ve amellerimi kendi indinde kabul buyur; öylesine ki, artık bütün amellerim ve zikirlerim tek zikir şekline dönüşsün, ve bütün hallerim senin hizmetinde geçsin.
Ey Seyyidim, ey güvenip dayandığım ve ey kendisine hallerimi sunduğum (Allah)!
Ey Rabbim, ey Rabbim, ey Rabbim!
Uzuvlarımı hizmetin için güçlendir; sana yönelmemde kalbime güç ve sebat ver; senden korkmada ve hizmetini sürdürmede bana öylesine bir ciddiyet ver ki, sana kulluktaki yarış meydanlarında sana doğru koşayım, ve bu yolda mücadele verenler arasında yer alıp hızla sana doğru geleyim, ve sana gönül verenler arasında senin yakınlığına meyil edeyim, ve ihlaslılar gibi sana yakınlaşayım, ve senden yakiyn ehlinin korktuğu gibi korkayım, ve indinde müminlerle bir araya geleyim.
Allah"ım! Bana kötülük yapmak isteyeni cezalandır; bana tuzak kuran kimseye tuzak kur, ve beni, yanında en iyi pay alan, ve sana göre en yakın makama sahip olan, ve sana hususi yakınlığı olan kullarından eyle, Gerçekten bunlara erişmek, ancak senin lütuf ve kereminle olur.
Cömertliğin hakkına bana cömert davran ve yüceliğin hakkına teveccüh eyle bana.
Rahmetin hakkına koru beni ve dilimi zikrine alıştır, ve kalbimi, kendi muhabbetine bağlı kıl, ve dualarımı iyi bir şekilde kabul etmekle beni minnettar eyle; yanılgılarımdan geç ve hatalarımı affet; muhakkak ki sen, kullarının sana ibadet etmelerine hükmettin; sana dua etmelerini emredip, kabul etmeyi taahhüt ettin; o halde ey Rabbim! Yüzümü sana çevirdim ve ellerimi sana açtım; izzetin hakkına duamı kabul eyle ve arzularıma ulaştır; fazlın ve kereminden ümidimi kesme; beni insan ve cinlerden oluşan düşmanlarımdan koru. Ey çabuk razı olan! Duadan başka bir şeye sahip değilim, affet beni; muhakkak ki sen her istediğini yaparsın.
Ey ismi deva, zikri şifa ve itaati zenginlik olan! Sermayesi ümit ve silahı ağlamak olan bana merhamet eyle.
Ey nimetleri tamamlayıp yayan, ey zorlukları defeden! Ey karanlıklarda dehşete kapılanların nuru! Ey öğretilmeden bilen! Muhammed ve Ehli Beyt’ine salavat gönder, ve bana da sana yakışan şekilde muamele et.
Allah"ın rahmeti, Peygamber’ine ve onun soyundan gelen mübarek İmamlara olsun. Ve Allah"ın sonsuz selamı onların üzerine olsun.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:30 am

Bana dua edin!

Dua; bir çağrı, bir yakarış ve küçükten büyüğe, aşağıdan yukarıya, arzdan, arzlılardan semalar ötesine bir yöneliş, bir talep, bir niyaz ve bir iç dökmedir. Dua eden, kendi küçüklüğünün ve yöneldiği kapının büyüklüğünün şuurunda olarak, fevkalâde bir tevazu içinde ve istediklerine cevap verileceği inancıyla el açıp yakarışa geçince, bütün çevresiyle beraber semavîleşir ve kendini ruhanîlerin “hayhuy”u içinde bulur. Böyle bir yönelişle mü’min, ümit ve arzu ettiği şeyleri elde etme yoluna girdiği gibi, korkup endişe duyduğu şeylere karşı da en sağlam bir kapıya dayanmış ve en metin bir kaleye sığınmış bulunur.
Bizim ümit ve arzularımız birer başarı ve muvaffakiyet sâiki, korku ve endişelerimiz de olumsuz davranışlarımıza karşı birer temkin ve teyakkuz vesilesidir. Biz, Allah’ın geleceğimizle alâkalı takdir buyurduğu şeyleri bilmesek de, her zaman ümit ve endişelerimizi, azim ve kararlılıklarımızı o takdirin birer emâresi ve kavlî, fiilî, hâlî dualarımızı da –şart-ı âdî plânında– onun bir vesilesi sayarız. Zira, Hazreti Sâdık u Masdûk’un beyanıyla; sonuçta herkesin elde edeceği netice, büyük ölçüde o kimsenin davranışlarına bağlı olarak gerçekleşmektedir. Ne var ki, duada Hakk’a teveccühü kendi isteklerimize bağlayıp, kendi arzularımızı öne çıkarmamız da doğru değildir. Doğru olan, bir kulluk şuuruyla Hakk’a yönelip, tevazu ve mahviyet içinde, acz, fakr ve ihtiyaçlarımızın lisanıyla O’na arz-ı hâlde bulunmaktır.
Aslında dualarımızla biz, beşerî isteklerimizin gerçekleştirilmesinden daha çok, Rabbimiz’e saygımızı, güvenimizi ve O’nun gücünün her şeye yettiğini itiraf eder; son noktayı bazen bir sükûtla, bazen de –esbâba tevessül mülâhazası mahfuz– her şeyi O’ndan bekleme durumunda bulunduğumuzu vurgulama adına: “Ne hâlimiz varsa hepsi de Sana ayân / Dua, kapı kullarından miskince bir beyan..” mânâsına hâl-i pür-melâlimizi dile getiririz. Evet, bazen Kur’ân-ı Kerim, bazen de sözleri lâl ü güher Söz Sultanı’ndan alıntılarla istediklerimizi Hakk’ın dergâhına sunar ve ebedî mihrabımız olan O’nun kapısına yönelerek, ruh dünyamızı şerh eder, içimizi O’na döker ve “huzurun edebi” diyerek ağzımızı sımsıkı kapatarak sükût murakabesine geçeriz ki, bazılarınca böyle bir hâl –ihlâs ve samimiyetin derecesi ölçüsünde– en belâgatli sözlerden daha beliğ ve en yüksek ifadeleri aşkın bir beyan ve bir arz-ı hâl sayılır. Allah, gizli-açık her hâlimizi bildiğine göre, duada sözden daha ziyade öz önemli olsa gerek.. zaten Cenâb-ı Hak da: “Kullarım Beni Sen’den sorarlarsa; bilmeliler ki, Ben onlara çok yakınım; Bana dua edenin duasına icabet ederim.”1 mazmununca O, arzu ve isteklerimizi bilmede, bize bizden daha yakındır. Bu itibarla da, istek ve dileklerimizi huzur mülâhazasına bağlayarak, sessizlikle seslendirmek, hususiyle de o seviyenin insanları için ayn-ı edebdir. İster gayb telâkkisi, ister huzur mülâhazası, bize bizden daha yakın olan Rabbimiz: “Siz Bana dua edin ki, Ben de icabet edip karşılık vereyim.”2 buyurarak bizi duaya teşvik etmekte ve dua etmemeyi anlamsız bir istiğna ve bir kopukluk saymaktadır.
Dua eden bir kimse, bütün gönlüyle Allah’a yönelip yalvarışa geçebildiği takdirde, kendine her şeyden daha yakın olan Rabbisine karşı, kendi beden ve cismaniyetinden kaynaklanan uzaklığını aşarak O’nun her zaman var olan yakınlığına saygısını ifade etmiş ve kendi uzaklığının vahşetinden kurtulmuş olur. Cenâb-ı Hak da ona, duyması gerekenleri duyurur, görmesi gerekenleri gösterir, söylemesi icap eden şeyleri söyletir ve yapması lâzım gelen şeyleri de yapmaya onu muvaffak kılar. Bu paye aynı zamanda nafilelerle ulaşılan öyle hususi bir yakınlık (kurb) payesidir ki, artık böyle bir mazhariyetle şereflendirilen “kurb” kahramanının görmesi, gözler ötesi bir gözle; işitmesi, kulaklar ötesi bir kulakla; diğer aktiviteleri de kendi benliğinin üstünde farklı bir kimlikle gerçekleşmeye başlar; başlar da bir hamlede gider, ayrı bir buudun insanı olma seviyesine yükselir; derken, her fırsatta Rabbiyle dua ve icabet alışverişinde bulunur, yalvarış ve yakarışa, O’nun sonsuz kudretine itimadın ifadesi olarak sımsıkı sarılır ve sırtını sarsılmayan bir güce dayamış olmanın güveniyle, dilinde dua, yürür en olumsuz gibi görünen şeylerin üzerine.
Bu itibarladır ki, imanın zevkine ermiş ve ibadette hassaslaşmış ruhlar, kat’iyen duada kusur etmezler. Aksine böyleleri, ibadeti varlıklarının gayesi gibi duyar ve duaya da fevkalâde önem verirler.. maddî-manevî sebeplere riayetin yanında gönüllerini Rabbilerine açıp yalvarmayı, O’na yakınlık arayışının sesi-soluğu gibi değerlendirir ve dualarını bir ümit, bir reca nağmesi gibi seslendirirler. Böyle bir yakınlık atmosferinde, çok defa ümit ve beklenti neşvelerinin yanında, bazen de mehâbet ve endişe esintileri hissedilebilir. İnsan, her şeye O’nun sonsuzluk ve sınırsızlığı içinde baktığı aynı anda, kalbinin râşelerle ürperdiğini duyar gibi olur ve hemen temkin ve teyakkuza geçer. Duada, her zaman iç içe yaşanan bu iki hâl, insanın mârifet ufkunun vüs’atiyle mebsuten mütenasip (doğru orantılı) inkişaf eder. Kur’ân, mü’min tabiatındaki bu hisler halitasını: “Rabbinize huşû ile ve içten içe duada bulunun.”3 diyerek, kat’iyen O’ndan müstağni kalınamayacağını, ululuk, azamet ve ceberûtuna rağmen, rahmet ve inayet kapılarının da ardına kadar herkese açık bulunduğunu vurgular ve duanın önemi üzerinde ısrarla durur.


Bizim acz, fakr, zaaf ve ihtiyaçlarımıza karşılık O’nun, bizi var eden, besleyen, büyüten, arzu ve isteklerimizi görüp-gözeten ve bizi asla başkalarına bırakmayan bir engin rahmet sahibi olması, O’na karşı tavırlarımızı devamlı ince ayara tabi tutmamız bakımından fevkalâde önemlidir. Bizler âciz, zayıf ve muhtaç, O ise her şeye hükmeden mutlak bir Hâkim’dir. Bu itibarladır ki, biz hemen her zaman, küçüklüğümüzün şuurunda ve O’nun büyüklüğünü takdir hisleriyle hep iki büklüm yaşar ve isteyeceğimiz her şeyi, kavlî, fiilî ve hâlî talep çerçevesinde sadece ve sadece O’ndan ister ve O’na karşı müstağni davranmayı küstahça bir çalım, O’nunla dua ve ibadet münasebetlerimizde lâubalî, gayriciddî bulunmayı da bir saygısızlık kabul ederiz; ederiz de, O’na teveccühlerimizde her zaman ümit ve endişe, mehâbet ve beklenti mülâhazalarımızı beraber götürmeye çalışırız. O’nun bize çok yakın olduğunu ve dualarımıza icabet edeceğini düşünürken, ululuk ve azametini, rahmetinin vüs’at ve ihtişamıyla iç içe duyar.. haşyet ve râşelerle ürperir.. tavırlarımızı yeni baştan gözden geçirir.. ses tonlarımızı ayarlar.. hâzır ve nâzır birinin huzurunda bulunduğumuz mülâhazasıyla zevk ve temkini aynı anda hisseder ve yaşarız. Bu mânâda dua her zaman, Cenâb-ı Hakk’a arz-ı hâlde bulunmanın sesi-soluğu olması itibarıyla en sâfiyâne ve en hâlisâne bir kulluk tavrıdır. Aslında bütün varlık, istidat, kabiliyet veya fıtrî ihtiyaçlarının dilleriyle hep O’na dua ederler. O da bunların hepsine, belli bir hikmet çerçevesinde cevap verir ve her sesi duyup ona icabet ettiğini herkese ve her şeye duyurur.
Ne var ki, dualarımıza cevap verilmesini, bizim isteklerimizin aynıyla yerine getirilmesi şeklinde anlamak da doğru değildir. Biz bazen, sadece bugünü, hâlihazırdaki heves ve arzularımızın gereğini düşünerek kendi talep çerçevemizi daraltmış, yarınları ve bizimle münasebeti olan daha başka şeyleri gözden çıkarmış olabiliriz. O ise, hem bizim için hem her şey için, hem bugünümüzü hem de uzak-yakın yarınlarımızı iç içe görüp-gözeterek, bizim daralttığımız hususları açar, genişletir; dünya-ukba vüs’atine ulaştırarak, merhamet ve hikmetinin derinliğine göre çok buudlu cevaplarda bulunur.. evet O, hâlihazırdaki durumumuzu aydınlatırken yarınlarımızı karartmaz.. bugünün ışıklarını yarınların zulmeti hâline getirmez ve bize iltifatlarda, teveccühlerde bulunurken başkalarına kat’iyen mahrumiyet yaşatmaz.. herkese ve her şeye çok derinlikli cevaplar verir, dualarımızı duyduğunu, isteklerimizi nazar-ı itibara aldığını gösterir.. ve huzuruyla gönüllerimize tasavvurlarımızı aşkın ne inşirahlar, ne inşirahlar verir..
Bütün bu mülâhazalara açık bir gönül, ellerini açıp yakarışa geçince, kendisini gören, soluklarını duyan, içinden geçenleri bilen ve iniltilerini değerlendiren her şeye kâdir, her şeye hâkim, istediğini istediği gibi yapan, yaptığı her şeyde farklı hikmetler gözeten birinin var olduğunu düşünür; O’nun merhameti, iradesi, meşîeti sayesinde her şeyin üstesinden gelebileceği inancıyla gerilir ve en karanlık anlarında bile sürekli huzur yudumlar, itminan soluklar ve ümitle oturur-kalkar. Bu çerçevede günde birkaç defa O’na yönelmek, kalbin gözü-kulağıyla fizik ötesi şeyleri görüp işitmeye çalışmak o kadar derin ve anlamlıdır ki, bir kere bu mazhariyeti duyup tadan birinin, bir daha da o kapıdan ayrılması düşünülemez. Bu mazhariyeti tam yakalayamasak da, son bir kez daha o Yüce Dergâh’a yöneliyor ve O’nun kapısının tokmağına dokunarak inliyoruz:
Ey varlığı canlarımızın cânı, nûru gözlerimizin ziyası Yüce Varlık! Sen tenlerimize can vermeseydin, bizim çamurdan, balçıktan ne farkımız olurdu.! Sen gözlerimize ziya çalmasaydın, kâinatları, eşyayı nasıl değerlendirebilir ve Seni nasıl bilebilirdik.! Sen bizi önce taştan–topraktan, sonra da iman ve mârifet bahşederek iki kez var ettin. Sana kâinatın zerreleri adedince hamd ü senâda bulunsak, yine de hakkıyla şükür vazifesini yerine getirmiş sayılamayız...
Ey her zaman güzellikler izhar edip çirkinlikleri örten ve en çirkin görünen şeyleri dahi izâfî güzelliklerle bezeyen Güzeller Güzeli! Gönüllerimizi güzellik duygularıyla mâmur kıl ve bize her zaman güzel kalmanın yollarını göster!
Ey günahlarla kirlenmiş kimseleri hemen cezalandırmayan, haddini bilmezlerin ayıplarını görmezlikten gelerek onlara mânevî kirlerinden arınma fırsatları veren Merhametliler Merhametlisi! Bizi günahlarla, hatalarla kirlenmekten koru; kirlendiğimizde de mağfiret ve merhametini bizden esirgeme! Biz, Senin var etmenle var olduk ve Senin lütuflarınla ayaktayız. Her zaman Senin cömertliğini soluklamakta ve Senin ihsanlarını yudumlamaktayız. Dimağlarımıza aydınlık veren Sen, gönüllerimizi iman zevkiyle mâmur kılan da Sensin. Akıl Seni buluncaya kadar şaşkınlıklar içinde bocalayıp duruyor, nefis de bâğîlikler peşinde koşturuyordu. Aklı rehber hâline getiren Sen, nefsin arzularını frenleyip, ona itminan ufkunu gösteren de Sensin.. Senin lütuflarınla kendimizi bulduk ve şurada-burada zâyi olup gitmekten kurtulduk.
Gönüllerimiz Senin mârifetinle itminana erip oturaklaştı.. düşüncelerimiz Sana teslim olmakla öldürücü hafakanlardan sıyrılabildi. Bizler hemen hepimiz, ellerimiz Senin kapının tokmağında boynu bükük dilencileriz –Allah bu dilenciliği sonsuza kadar devam ettirsin– Dualarımızla Seni mırıldanıyor, içlerimizi çekiyor ve vereceğin cevabı bekliyoruz. Bugüne kadar Senden başka bizi duyan, yüzümüze bakan ve şefkatle başımızı okşayan olmadı. Ne bulduk, ne gördükse Sende bulduk, Sende gördük ve Sana inancımız sayesinde hayretten, dehşetten, gurbetten ve yalnızlıktan kurtulduk. Bütün benliğimizle son bir kere daha Sana yöneliyor, af ve afiyet dileniyoruz.
Kalb katılığından, gafletten, başkalarına bâr olmaktan, aşağılıktan, aşağılanmaktan, miskinlikten; cehaletten ve faydasız bilgiden; ürpermeyen gönülden, doyma bilmeyen nefisten, kabul edilmeyen duadan; nimetlerinin zeval bulmasından, lütuflarının değişip başkalaşmasından; ansızın bastıran azabından, gelip çatan gazabından Sana sığınıyoruz. Senden her zaman, yalvaran diller, haşyetle ürperen gönüller istiyoruz. Tevbelerimizi kabul buyur, bizi günahlardan arındır, dua ve isteklerimize cevaplar lütfeyle! Delil ve bürhanlarımızı hedefine yönlendir, kalblerimizin ufkunu aç, dilimizi doğruluğa bağla ve gönül kirlerimizi temizle! Allahım, Senden her işimizde sebat, Kur’ân yolunda kararlılık ve nimetlerine karşı da duyarlılık hissi bekliyoruz. Kapına yönelenleri boş çevirme, itaatte bulunanlara bol bol karşılık ver, Sana baş kaldıranlara da doğru yolu göster.. muzdariplerin dualarını icabetle taçlandır, sıkıntıda bulunanları lütfunla şâd eyle, hasta ruhlara hususi muamelede bulun, küfür ve ilhad içinde bocalayanlara da nurunu göster; göster de kalmasın hiçbir yanda muzlim bir nokta.
Dipnotlar
1. Bakara sûresi, 2/186.
2. Mü’min sûresi, 40/60.
3. A’râf sûresi, 7/55.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:32 am

CEVŞEN-İ KEBİR DUASI



Ehl-i Beyt (a.s) vasıtasıyla nakledilen bu değerli duânın özellikle Ramazan ayında bilhassa Kadir gecelerinde okunması tavsiye edilmiştir. Gerçi bu dua her zaman için okunabilir. Biz bu duayı Merhum şeyh Abbas Kummî"nin Mefâtih-ü Cinan adlı eserinden nakletmekteyiz. Merhum Kummî kitâbında bu duâ hakkında şu izahı vermiştir.
Beled-ûl Emin ve Misbâh-ı Kef"emi"nin nakline göre bu duâyı Hz. Seyyid-us Sâcidin İmam Zeynelabidin (a.s) babalarından, onlar da Resu-i Ekrem"den (s.a.a) nakletmişlerdir. Resul-i Ekrem (s.a.a) savaşların birinde vücudunu rahatsız eden ağır bir zırh giymişti. O sırada Cebrâil (a.s) nâzil olarak Resulullah"a (s.a.a) şöyle arzetti:
Ey Muhammed Rabb"inin sana selamı var. O zırhını çıkarıp bu duayı okumanı buyuruyor. Bu duâ senin ve ümmetin için güven vesilesidir." Sonra duanın fazileti hakkında bir takım açıklamada bulunuyor ki onların hepsini açıklamanın yeri değildir. Ez cümle şöyle buyuruyor.
Kim bu duayı kefenine yazarsa Allah onu (cehennem) ateşiyle azap etmekten hayâ eder. Kim bu duayı Ramazan ayının başında halis niyetle okursa Allah Teala ona Kadir gecesini nasip eder ve onun için yetmiş bin melek yaratır ki Hak Teâlâ"yı takdis ve tespih ederler; bütün bunların sevâbı bu duâyı okuyana yazılır." Yine şöyle buyuruyor: "Kim bu duâyı Ramazân ayında üç defa okursa, Hak Teâlâ cesedini cehennem âteşine haram kılar; cenneti ona vâdeder; onu günahlardan koruyacak iki melek görevlendirir ve hayatı boyunca Allah"ın emânında olur. Rivâyetin sonunda İmam Hüseyin"ın (a.s) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Babam Emir-ü Mu"minin Ali (a.s) bana bu duayı hıfzetmemi, o"nun kefenine yazmamı, onu âileme öğretmemi ve onları duayı okumaya teşvik etmemi vasiyet etti. Bu duâda ism-i A"zam da olmak üzere bin isim vardır."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:32 am

اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يَا اللَّهُ يَا رَحْمَانُ يَا رَحِيمُ يَا كَرِيمُ يَا مُقِيمُ يَا عَظِيمُ يَا قَدِيمُ يَا عَلِيمُ يَا حَلِيمُ يَا حَكِيمُ سُبْحَانَكَ يَا لا إِلَهَ إِلا أَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ يَا رَبِّ



1.
Allah"ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum;
Ey Rahman
Ey Rahim,
Ey iyilik ve ikramı bol olan (Kerim),
Ey her şeyi ayakta tutan (mukim),
Ey azamet ve yücelik sahibi (Azim),
Ey Kadim
Ey (her şeyi) bilen (Alîm),
Ey hilim sahibi (Halim)!
Ey hikmet sahibi (Hakim)!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:33 am

يَا سَيِّدَ السَّادَاتِ يَا مُجِيبَ الدَّعَوَاتِ يَا رَافِعَ الدَّرَجَاتِ يَا وَلِيَّ الْحَسَنَاتِ يَا غَافِرَ الْخَطِيئَاتِ يَا مُعْطِيَ الْمَسْأَلاتِ يَا قَابِلَ التَّوْبَاتِ يَا سَامِعَ الْأَصْوَاتِ يَا عَالِمَ الْخَفِيَّاتِ يَا دَافِعَ الْبَلِيَّاتِ


2.
Ey Efendilerin efendisi,
Ey duaları kabul eden,
Ey dereceleri yücelten,
Ey iyiliklerin sahibi,
Ey hataları bağışlayan;
Ey bütün istekleri veren,
Ey tövbeleri kabul eden,
Ey bütün sesleri işiten;
Ey bütün gizlilikleri- sırları bilen,
Ey belaları- felaketleri def eden!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:33 am

3.
Ey bağışlayanların en iyisi,
Ey (müşkül meseleleri çözüp) açanların en iyisi,
Ey yardım edenlerin en iyisi,
Ey hükmedenlerin en iyisi,
Ey rızık verenlerin en iyisi,
Ey vârislerin en iyisi,
Ey övücülerin en iyisi,
Ey kendisini ananları en iyi anan,
Ey en iyi nazil eden,
Ey iyilik edenlerin en iyisi!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
يَا مَنْ لَهُ الْعِزَّةُ وَ الْجَمَالُ يَا مَنْ لَهُ الْقُدْرَةُ وَ الْكَمَالُ يَا مَنْ لَهُ الْمُلْكُ وَ الْجَلالُ يَا مَنْ هُوَ الْكَبِيرُ الْمُتَعَالِ يَا مُنْشِئَ السَّحَابِ الثِّقَالِ يَا مَنْ هُوَ شَدِيدُ الْمِحَالِ يَا مَنْ هُوَ سَرِيعُ الْحِسَابِ يَا مَنْ هُوَ شَدِيدُ الْعِقَابِ يَا مَنْ عِنْدَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ يَا مَنْ عِنْدَهُ أَمُّ الْكِتَابِ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:34 am

4.
Ey izzet ve güzellik sahibi,
Ey kudret ve kemal sahibi,
Ey mülk ve celâl sahibi,
Ey büyük ve yüce olan,
Ey ağır (yağmur yüklu) bulutları var eden,
Ey kudret ve intikamı şiddetli olan, (mahlukatın) hesabını süratle gören,
Ey şiddetli cezaya çarptıran,
Ey katında en iyi sevâp bulunan,
Ey (yüce) katında ümm-ül Kitap (Levh-i Mahfuz) bulunan!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يَا حَنَّانُ يَا مَنَّانُ يَا دَيَّانُ يَا بُرْهَانُ يَا سُلْطَانُ يَا رِضْوَانُ يَا غُفْرَانُ يَا سُبْحَانُ يَا مُسْتَعَانُ يَا ذَا الْمَنِّ وَ الْبَيَانِ


5.
Allah"ım ben, ismin hakkına sana el açıyor (yalvarıyorum,
Ey çok şefkatli (Hannân),
Ey çok iyilik ve ihsan sahibi (Mennan),
Ey (hiç bir ameli) karşılıksız bırakmayan (Deyyan),
Ey (yolunu kaybedenler için delil (Bûrhan),
Ey gerçek saltanat sahibi, (Sultan),
Ey (salih kullarını) hoşnut eden (Rızvân),
Ey (günahları) bol bol bağışlayan (Ğüfran),
Ey (bütün eksikliklerden kusurlardan) münezzeh olan (Sübhan),
Ey kendisinden yardım dilenen (Müsteân),
Ey ihsan ve beyan sahibi
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
يَا مَنْ تَوَاضَعَ كُلُّ شَيْ‏ءٍ لِعَظَمَتِهِ يَا مَنِ اسْتَسْلَمَ كُلُّ شَيْ‏ءٍ لِقُدْرَتِهِ يَا مَنْ ذَلَّ كُلُّ شَيْ‏ءٍ لِعِزَّتِهِ يَا مَنْ خَضَعَ كُلُّ شَيْ‏ءٍ لِهَيْبَتِهِ يَا مَنِ انْقَادَ كُلُّ شَيْ‏ءٍ مِنْ خَشْيَتِهِ يَا مَنْ تَشَقَّقَتِ الْجِبَالُ مِنْ مَخَافَتِهِ يَا مَنْ قَامَتِ السَّمَاوَاتُ بِأَمْرِهِ يَا مَنِ اسْتَقَرَّتِ الْأَرَضُونَ بِإِذْنِهِ يَا مَنْ يُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِهِ يَا مَنْ لا يَعْتَدِي عَلَى أَهْلِ مَمْلَكَتِهِ


6.
Ey azametine her şeyin boyun eğdiği,
Ey kudretine her şeyin teslim olduğu,
Ey izzetine karşı herşeyin zelil olduğu,
Ey heybetine karşı her şeyin eğildiği,
Ey korkusundan doğların yarılıp parçalandığı,
Ey emriyle göklerin ayakta durduğu,
Ey izniyle yerlerin karar kıldığı,
Ey gök görültüsünü kendisini hamd ile tesbih ettiği,
Ey memeleketinin ehline (yaratıklarına) zulmetmeyen!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
يَا غَافِرَ الْخَطَايَا يَا كَاشِفَ الْبَلايَا يَا مُنْتَهَى الرَّجَايَا يَا مُجْزِلَ الْعَطَايَا يَا وَاهِبَ الْهَدَايَا يَا رَازِقَ الْبَرَايَا يَا قَاضِيَ الْمَنَايَا يَا سَامِعَ الشَّكَايَا يَا بَاعِثَ الْبَرَايَا يَا مُطْلِقَ الْأُسَارَى


7.
Ey hataları bağışlayan,
Ey belaları bertaraf eden,
Ey ümitlerin son noktası,
Ey bağışları bol bol veren,
Ey hediyeleri inayet eden,
Ey yaratıklra rızık veren,
Ey arzuları yerine getiren,
Ey (kullarından gelen) şikayetleri işiten,
Ey yaratıkları (kıyamet günü yeniden diriltip) ayağa kaldıran,
Ey esirleri salıveren!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
يَا ذَا الْحَمْدِ وَ الثَّنَاءِ يَا ذَا الْفَخْرِ وَ الْبَهَاءِ يَا ذَا الْمَجْدِ وَ السَّنَاءِ يَا ذَا الْعَهْدِ وَ الْوَفَاءِ يَا ذَا الْعَفْوِ وَ الرِّضَاءِ يَا ذَا الْمَنِّ وَ الْعَطَاءِ يَا ذَا الْفَصْلِ وَ الْقَضَاءِ يَا ذَا الْعِزِّ وَ الْبَقَاءِ يَا ذَا الْجُودِ وَ السَّخَاءِ يَا ذَا الْآلاءِ وَ النَّعْمَاءِ


8.
Ey hamd ve senâ sahibi,
Ey iftihar ve değer sahibi,
Ey şeref ve yücelik sahibi,
Ey ahd ve vefanın sahibi,
Ey afv ve rıza sahibi,
Ey ihsan ve bağış sahibi,
Ey kesin söz ve hüküm sahibi,
Ey izzet ve beka (sonsuzluk) sahibi,
Ey cömertlik ve eli açıklık sahibi,
Ey gizli ve açık nimetlerin sahibi!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يَا مَانِعُ يَا دَافِعُ يَا رَافِعُ يَا صَانِعُ يَا نَافِعُ يَا سَامِعُ يَا جَامِعُ يَا شَافِعُ يَا وَاسِعُ يَا مُوسِعُ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:34 am

9.
Allah"m ben, ismin hürmetine sana el açıyor (yalvarıyorum),
Ey (istemediği şeye) engel olan,
Ey (zararlı şeyleri ve engelleri) defeden,
Ey yücelten,
Ey (her şeyi) san"atla yaratan,
Ey menfaat ve fayda veren,
Ey (bütün) sesleri işiten,
Ey (istediğini istediği şekilde) toplayan yapılan şefaatı kabul eden),
Ey (rahmeti) geniş olan,
Ey (başkalarına rahmet ve nimetini) genişletip bollaştıran!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
يَا صَانِعَ كُلِّ مَصْنُوعٍ يَا خَالِقَ كُلِّ مَخْلُوقٍ يَا رَازِقَ كُلِّ مَرْزُوقٍ يَا مَالِكَ كُلِّ مَمْلُوكٍ يَا كَاشِفَ كُلِّ مَكْرُوبٍ يَا فَارِجَ كُلِّ مَهْمُومٍ يَا رَاحِمَ كُلِّ مَرْحُومٍ يَا نَاصِرَ كُلِّ مَخْذُولٍ يَا سَاتِرَ كُلِّ مَعْيُوبٍ يَا مَلْجَأَ كُلِّ مَطْرُودٍ


10.
Ey her san"atın (İcad edilenin) san"atkarı,
Ey her yaratılanın yaratıcısı,
Ey her rızıklananın rızık vereni,
Ey her sahip olunacak şeyin (gerçek) sahibi,
Ey her sıkıntıda olanın sıkıntısına son veren,
Ey bütün kederlenenlerin kederini gideren,
Ey bütün acınacak kimlerin (haline) merhamet eden,
Ey bütün yalnız-yardımsız kalanlara yardım eden,
Ey her kusur sahibinin kusurunu örten,
Ey bütün kovulmuşların sığınağı olan!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا عُدَّتِي عِنْدَ شِدَّتِي يَا رَجَائِي عِنْدَ مُصِيبَتِي يَا مُونِسِي عِنْدَ وَحْشَتِي يَا صَاحِبِي عِنْدَ غُرْبَتِي يَا وَلِيِّي عِنْدَ نِعْمَتِي يَا غِيَاثِي عِنْدَ كُرْبَتِي يَا دَلِيلِي عِنْدَ حَيْرَتِي يَا غَنَائِي عِنْدَ افْتِقَارِي يَا مَلْجَئِي عِنْدَ ضْطِرَارِي يَا مُعِينِي عِنْدَ مَفْزَعِي


11.
Ey zorluk zamanında hazırlığım,
Ey musibet zamanında ümit kaynağım,
Ey yalnızlık zamanımda yoldaşım,
Ey gurbette benim arkadaşım,
Ey nimetlerimde velinimetim,
Ey sıkıntı zamanında imdadım,
Ey şaşkınlık zamanımda kılavuzum,
Ey fakirlik zamanında zenginliğim,
Ey çeresizlik zamanında sığınağım,
Ey korku zamanımda benim yardımcım
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
يَا عَلامَ الْغُيُوبِ يَا غَفَّارَ الذُّنُوبِ يَا سَتَّارَ الْعُيُوبِ يَا كَاشِفَ الْكُرُوبِ يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ يَا طَبِيبَ الْقُلُوبِ يَا مُنَوِّرَ الْقُلُوبِ يَا أَنِيسَ الْقُلُوبِ يَا مُفَرِّجَ الْهُمُومِ يَا مُنَفِّسَ الْغُمُومِ


12.
Ey gaypta olan her şeyi bilen,
Ey günahları sürekli bağışlayan,
Ey ayııpları sürekli örten,
Ey zorlukarı gideren,
Ey kalpleri değiştiren,
Ey kalplerin tabibi,
Ey kalpleri aydınlatan,
Ey kalperin hemderdi,
Ey sıkıntıları esenliğe dönüştüren,
Ey üzüntüleri yok eden,
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يَا جَلِيلُ يَا جَمِيلُ يَا وَكِيلُ يَا كَفِيلُ يَا دَلِيلُ يَا قَبِيلُ يَا مُدِيلُ يَا مُنِيلُ يَا مُقِيلُ يَا مُحِيلُ


13.
Ey Allah"ım! senin ismin hürmetine sana el açıyorum,
Ey yüce,
Ey güzellik sahibi,
Ey koruyucu,
Ey kullarının işlerini üstlenen,
Ey kullarına yol göteren (kılavuz),
Ey her şeyi temin eden,
Ey nimetleri dolaştıran,
Ey bağış ve lütuf sahibi,
Ey günahları cezalandırmaktan vazgeçen,
Ey istediği her şeyi değiştiren,
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا دَلِيلَ الْمُتَحَيِّرِينَ يَا غِيَاثَ الْمُسْتَغِيثِينَ يَا صَرِيخَ الْمُسْتَصْرِخِينَ يَا جَارَ الْمُسْتَجِيرِينَ يَا أَمَانَ الْخَائِفِينَ يَا عَوْنَ الْمُؤْمِنِينَ يَا رَاحِمَ الْمَسَاكِينِ يَا مَلْجَأَ الْعَاصِينَ يَا غَافِرَ الْمُذْنِبِينَ يَا مُجِيبَ دَعْوَةِ الْمُضْطَرِّينَ


14.
Ey şaşkınların kılavuzu,
Ey yardım istEyenlerin yardımına koşan
Ey ferayt edenlerin feryadına koşan,
Ey sığınanların sığınağı,
Ey korkanların güvencesi,
Ey müminlerin desteği,
Ey çaresiz fakirlere merhamet eden,
Ey günahkarların sığınağı,
Ey günahkarları affeden,
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا ذَا الْجُودِ وَ الْإِحْسَانِ يَا ذَا الْفَضْلِ وَ الامْتِنَانِ يَا ذَا الْأَمْنِ وَ الْأَمَانِ يَا ذَا الْقُدْسِ وَ السُّبْحَانِ يَا ذَا الْحِكْمَةِ وَ الْبَيَانِ يَا ذَا الرَّحْمَةِ وَ الرِّضْوَانِ يَا ذَا الْحُجَّةِ وَ الْبُرْهَانِ يَا ذَا الْعَظَمَةِ وَ السُّلْطَانِ يَا ذَا الرَّأْفَةِ وَ الْمُسْتَعَانِ يَا ذَا الْعَفْوِ وَ الْغُفْرَانِ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:34 am

15.
Ey cömertlik ve ihsan sahibi,
Ey lütuf ve büyük nimet sahibi,
Ey huzur ve güven sahibi,
Ey kutsallık ve temizlik sahibi,
Ey hikmet ve bEyan sahibi,
Ey rahmet ve hoşhutluk sahibi,
Ey hüccet ve kesin delil sahibi,
Ey büyüklük ve saltanat sahibi,
Ey şefkat ve yardım sahibi,
Ey aff ve mağfiret sahibi,
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا مَنْ هُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْ‏ءٍ يَا مَنْ هُوَ إِلَهُ كُلِّ شَيْ‏ءٍ يَا مَنْ هُوَ خَالِقُ كُلِّ شَيْ‏ءٍ يَا مَنْ هُوَ صَانِعُ كُلِّ شَيْ‏ءٍ يَا مَنْ هُوَ قَبْلَ كُلِّ شَيْ‏ءٍ يَا مَنْ هُوَ بَعْدَ كُلِّ شَيْ‏ءٍ يَا مَنْ هُوَ فَوْقَ كُلِّ شَيْ‏ءٍ يَا مَنْ هُوَ عَالِمٌ بِكُلِّ شَيْ‏ءٍ يَا مَنْ هُوَ قَادِرٌ عَلَى كُلِّ شَيْ‏ءٍ يَا مَنْ هُوَ يَبْقَى وَ يَفْنَى كُلُّ شَيْ‏ءٍ


16.
Ey her şeyin Rabb"i,
Ey he şeyin ilahı
Ey her şeyin yaratıcısı,
Ey her şeyin icad edeni sanatkar,
Ey her şeyden önce olan,
Ey her şeyden üstün olan,
Ey her şeyi bilen,
Ey her şeye gücü yeten,
Ey her şey yok olduktan sonra kendisi bâki kalan!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يَا مُؤْمِنُ يَا مُهَيْمِنُ يَا مُكَوِّنُ يَا مُلَقِّنُ يَا مُبَيِّنُ يَا مُهَوِّنُ يَا مُمَكِّنُ يَا مُزَيِّنُ يَا مُعْلِنُ يَا مُقَسِّمُ


17.
Allah"ım ben,
(mübarek) ismin hakkına sana el açıyor (yalvarıyorum);
Ey emniyet ve güven veren (Mu"min),
Ey (her şeyi) hükmü altına alan- koruyup gözeten (Müheymin),
Ey (varlıkları) yoktan var eden (Mükevvin),
Ey (yaratıklarına gerekenleri) öğretip telkin eden (Mülakkin),
Ey (açıklanmayı gerekenleri) öğretip telkin eden (Mülakkin),
Ey (açıklanmayı gerekenleri) açıklayan (Mübeyyin),
Ey (zorlukları) kolaylaştıran (Mühevvin)
Ey (kullarına gereken) güç ve imkanı sağlayan (Mümekkin),
Ey (her şeyi uygun bir şekilde) süslEyan (Müzeyyin),
Ey (kullarına gerekenleri) ilan eden (Mu"lin),
Ey (yaratıklar arasında, ırızık ve ... gibi bölüştürülmesi gereken şeyleri) taksim eden (Mukassim)!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
يَا مَنْ هُوَ فِي مُلْكِهِ مُقِيمٌ يَا مَنْ هُوَ فِي سُلْطَانِهِ قَدِيمٌ يَا مَنْ هُوَ فِي جَلالِهِ عَظِيمٌ يَا مَنْ هُوَ عَلَى عِبَادِهِ رَحِيمٌ يَا مَنْ هُوَ بِكُلِّ شَيْ‏ءٍ عَلِيمٌ يَا مَنْ هُوَ بِمَنْ عَصَاهُ حَلِيمٌ يَا مَنْ هُوَ بِمَنْ رَجَاهُ كَرِيمٌ يَا مَنْ هُوَ فِي صُنْعِهِ حَكِيمٌ يَا مَنْ هُوَ فِي حِكْمَتِهِ لَطِيفٌ يَا مَنْ هُوَ فِي لُطْفِهِ قَدِيمٌ


18.
Ey mülkünde daim ve sabit olan,
Ey saltanatında kadîm ve ezeli olan,
Ey celalinde âzim olan,
Ey kullarına karşı merhamet sahibi olan,
Ey her şeyi (en iyi) bilen,
Ey emirlerine uymayanlara karşı halim olan,
Ey kendisine ümit bağlayanlara karşı halim olan,
Ey kendisine ümit bağlayanlara karşı lütuf ve kerem sahibi olan;
Ey yaratılış sanatında hikmet sahibi olan,
Ey hikmetinde lütuf ve inayet sahibi olan,
Ey lütfünde de kadim ve ezeli olan!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
يَا مَنْ لا يُرْجَى إِلا فَضْلُهُ يَا مَنْ لا يُسْأَلُ إِلا عَفْوُهُ يَا مَنْ لا يُنْظَرُ إِلا بِرُّهُ يَا مَنْ لا يُخَافُ إِلا عَدْلُهُ يَا مَنْ لا يَدُومُ إِلا مُلْكُهُ يَا مَنْ لا سُلْطَانَ إِلا سُلْطَانُهُ يَا مَنْ وَسِعَتْ كُلَّ شَيْ‏ءٍ رَحْمَتُهُ يَا مَنْ سَبَقَتْ رَحْمَتُهُ غَضَبَهُ يَا مَنْ أَحَاطَ بِكُلِّ شَيْ‏ءٍ عِلْمُهُ يَا مَنْ لَيْسَ أَحَدٌ مِثْلَهُ


19.
Ey ancak fazl-u keremi ümit edilen,
Ey ancak affı dilenen,
Ey ancak iyiliği beklenen,
Ey ancak kendi mülkü dâim ve ebedi olan,
Ey kendi saltanatından başka hiç bir saltanat ve hakimiyet bulunmayan,
Ey rahmeti her şeyi kaplayan,
Ey rahmeti gazabının önüne geçen,
Ey ilmi her şeyi kuşatan,
Ey hiç bir şey kendisi gibi olmayan!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
يَا فَارِجَ الْهَمِّ يَا كَاشِفَ الْغَمِّ يَا غَافِرَ الذَّنْبِ يَا قَابِلَ التَّوْبِ يَاخَالِقَ الْخَلْقِ يَا صَادِقَ الْوَعْدِ يَا مُوفِيَ الْعَهْدِ يَا عَالِمَ السِّرِّ يَا فَالِقَ الْحَبِّ يَا رَازِقَ الْأَنَامِ


20.
Ey sıkıntıyı gideren,
Ey gam ve kedere son veren,
Ey günahı bağışlayan,
Ey tevbEyi kabul eden,
Ey yratıkları yaratan,
Ey verdiği söze sâdık kalan,
Ey verdiği sözü yerine getiren,
Ey gisliyi bilen,
Ey tohum tanesini yarıp filizlendiren
Ey yaratıkları rızıklandıran!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يَا عَلِيُّ يَا وَفِيُّ يَا غَنِيُّ يَا مَلِيُّ يَا حَفِيُّ يَا رَضِيُّ يَا زَكِيُّ يَا بَدِيُّ يَا قَوِيُّ يَا وَلِيُّ


21.
Allah"ım ben (mukkades) ismin hürmetine sana el açıyor (hacetlerimi senden) diliyorum;
Ey yüce,
Ey vefalı (ahdine sadık),
Ey (mutlak) zenginliğe sahip,
Ey (kullarına) şefkatli olan;
Ey kullarına ikram ve iyilikte bulunan,
Ey (kullarını) kendisinden razı eden,
Ey (bütün kusurlardan, eksikliklerden) münezzeh ve temiz olan,
Ey (yaratılışı) başlatan;
Ey güçlü,
Ey (mü"minlerin) velisi!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا مَنْ أَظْهَرَ الْجَمِيلَ يَا مَنْ سَتَرَ الْقَبِيحَ يَا مَنْ لَمْ يُؤَاخِذْ بِالْجَرِيرَةِ يَا مَنْ لَمْ يَهْتِكِ السِّتْرَ يَا عَظِيمَ الْعَفْوِ يَا حَسَنَ التَّجَاوُزِ يَا وَاسِعَ الْمَغْفِرَةِ يَا بَاسِطَ الْيَدَيْنِ بِالرَّحْمَةِ يَا صَاحِبَ كُلِّ نَجْوَى يَا مُنْتَهَى كُلِّ شَكْوَى
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:36 am

22.
Ey bol nimetin sahibi,
Ey geniş rahmetin sahibi,
Ey geçmiş minnet sahibi (insanlar istemeden veren),
Ey eksiksiz hikmet sahibi,
Ey mükemmel kudret sahibi,
Ey kesin hüccet ve delil sahibi,
Ey açık ? ve lütuf sahibi,
Ey ebedî izzet sahibi;
Ey sarsılmaz kudret sahibi,
Ey yüce azamet sahibi!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا ذَا النِّعْمَةِ السَّابِغَةِ يَا ذَا الرَّحْمَةِ الْوَاسِعَةِ يَا ذَا الْمِنَّةِ السَّابِقَةِ يَا ذَا الْحِكْمَةِ الْبَالِغَةِ يَا ذَا الْقُدْرَةِ الْكَامِلَةِ يَا ذَا الْحُجَّةِ الْقَاطِعَةِ يَا ذَا الْكَرَامَةِ الظَّاهِرَةِ يَا ذَا الْعِزَّةِ الدَّائِمَةِ يَا ذَا الْقُوَّةِ الْمَتِينَةِ يَا ذَا الْعَظَمَةِ الْمَنِيعَةِ


23.
Ey bol nimetin sahibi,
Ey geniş rahmetin sahibi,
Ey geçmiş minnet sahibi (insanlar istemeden veren),
Ey eksiksiz hikmet sahibi,
Ey mükemmel kudret sahibi,
Ey kesin hüccet ve delil sahibi,
Ey açık ? ve lütuf sahibi,
Ey ebedî izzet sahibi;
Ey sarsılmaz kudret sahibi,
Ey yüce azamet sahibi!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا بَدِيعَ السَّمَاوَاتِ يَا جَاعِلَ الظُّلُمَاتِ يَا رَاحِمَ الْعَبَرَاتِ يَا مُقِيلَ الْعَثَرَاتِ يَا سَاتِرَ الْعَوْرَاتِ يَا مُحْيِيَ الْأَمْوَاتِ يَا مُنْزِلَ الْآيَاتِ يَا مُضَعِّفَ الْحَسَنَاتِ يَا مَاحِيَ السَّيِّئَاتِ يَا شَدِيدَ النَّقِمَاتِ


24.
Ey gökleri benzersiz yaratan,
Ey karanlıklar (alemin nizamına) yerleştiren,
Ey göz yaşlarına acı kötülüklerin) üzerini örten,
Ey ölüleri dirilten
Ey âyetleri indiren,
Ey sevapları kat kat artıran,
Ey kötülükleri silip yok eden,
Ey intikam ve cezalandırması şiddetli olan!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يَا مُصَوِّرُ يَا مُقَدِّرُ يَا مُدَبِّرُ يَا مُطَهِّرُ يَا مُنَوِّرُ يَا مُيَسِّرُ يَا مُبَشِّرُ يَا مُنْذِرُ يَا مُقَدِّمُ يَا مُؤَخِّرُ


25.
Allah"ım beni ismin hürmetine sana el açıyor (hacetlerimi senden) diliyorum;
Ey (varlıklara) şekil veren,
Ey (alemin her şeyine) belli bir ölçü ve nizamı yerleştiren,
Ey (bütün alemleri) tedbir edip yöneten,
Ey (layık kullarını pisliklerden) temizleyen,
Ey (alemi) nurlandıran,
Ey (zorlukları) kolaylaştıran,
Ey (iman ehlini) müjdeleyen,
Ey (günahlara kapılanları) korkutan,
Ey (geri kalanları) öne geçiren,
Ey (öne geçenleri) geriye bırakan!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا رَبَّ الْبَيْتِ الْحَرَامِ يَا رَبَّ الشَّهْرِ الْحَرَامِ يَا رَبَّ الْبَلَدِ الْحَرَامِ يَا رَبَّ الرُّكْنِ وَ الْمَقَامِ يَا رَبَّ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِ يَا رَبَّ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ يَا رَبَّ الْحِلِّ وَ الْحَرَامِ يَا رَبَّ النُّورِ وَ الظَّلامِ يَا رَبَّ التَّحِيَّةِ وَ السَّلامِ يَا رَبَّ الْقُدْرَةِ فِي الْأَنَامِ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:36 am

26.
Ey hürmetli evin (Ka"be"nin) Rabb"i,
Ey hürmetli ayın (haram ayların) Rabb"i,
Ey hürmetli beldenin (Mekke"nin) Rabb"i, Rükün
Ey (Kabe"nin) rüknünün ve Makam-ı İbrahim"in Rab"ı,
Ey Meş"ar-ül Haram"ın Rabb"i,
Ey Mescid-ül Haram"ın Rabb"i,
Ey helâl ve harâmın Rabb"i,
Ey nûr ve karanlığın Rabb"i,
Ey tahiyyat ve Selamın Rabbi,
Ey yaratıklardaki kudretin Rabb"i (yaratanı, büyüteni)!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا أَحْكَمَ الْحَاكِمِينَ يَا أَعْدَلَ الْعَادِلِينَ يَا أَصْدَقَ الصَّادِقِينَ يَا أَطْهَرَ الطَّاهِرِينَ يَا أَحْسَنَ الْخَالِقِينَ يَا أَسْرَعَ الْحَاسِبِينَ يَا أَسْمَعَ السَّامِعِينَ يَا أَبْصَرَ النَّاظِرِينَ يَا أَشْفَعَ الشَّافِعِينَ يَا أَكْرَمَ الْأَكْرَمِينَ


27.
Ey hükmedenlerin hükmedicisi,
Ey âdillerin en adaletlisi,
Ey doğruların en doğrusu,
Ey temiz olanların en tamizi,
Ey yaratıcıların en iyisi,
Ey hesaba çekenlerin en surâtlisi),
Ey işitenlerin en iyi işiteni,
Ey görenlerin en basiretlisi,
Ey şefaatcilerin en iyisi,
Ey kerem sahiplerinin en keremlisi!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا عِمَادَ مَنْ لا عِمَادَ لَهُ يَا سَنَدَ مَنْ لا سَنَدَ لَهُ يَا ذُخْرَ مَنْ لا ذُخْرَ لَهُ يَا حِرْزَ مَنْ لا حِرْزَ لَهُ يَا غِيَاثَ مَنْ لا غِيَاثَ لَهُ يَا فَخْرَ مَنْ لا فَخْرَ لَهُ يَا عِزَّ مَنْ لا عِزَّ لَهُ يَا مُعِينَ مَنْ لا مُعِينَ لَهُ يَا أَنِيسَ مَنْ لا أَنِيسَ لَهُ يَا أَمَانَ مَنْ لا أَمَانَ لَهُ


28.
Ey desteği olmayanların desteği,
Ey dayanağı bulunmayanların dayanağı,
Ey birikimi olmayanların birikimi,
Ey sığınağı olmayanların sığınağı
Ey imdada koşacak kimsesi olmayanların imdadı,
Ey iftihar edecek kimsesi olmayanların iftiharı,
Ey izzeti olmayanların emanı!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يَا عَاصِمُ يَا قَائِمُ يَا دَائِمُ يَا رَاحِمُ يَا سَالِمُ يَا حَاكِمُ يَا عَالِمُ يَا قَاسِمُ يَا قَابِضُ يَا بَاسِطُ


29.
Allah"ın ben ismin hakkına sana el açıyor (hacetlerimi) senden diliyorum;
Ey yaratılanları koruyan,
Ey (başkasına muhtaç olmayan) zatıyla ayakta duran,
Ey ebedi,
Ey merhamet eden,
Ey (her kusurdan, noksanlıktan) münezzeh olan zât,
Ey (âleme hükmeden,
Ey (her şeyi) bilen,
Ey (bölüştürülmesi gerekenleri yaratıkları arasında adaletle) taksim eden,
Ey (dilediğine rızkını, nimetlerini) kısan,
Ey (dilediğine) genişleten bol veren!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
يَا عَاصِمَ مَنِ اسْتَعْصَمَهُ يَا رَاحِمَ مَنِ اسْتَرْحَمَهُ يَا غَافِرَ مَنِ اسْتَغْفَرَهُ يَا نَاصِرَ مَنِ اسْتَنْصَرَهُ يَا حَافِظَ مَنِ اسْتَحْفَظَهُ يَا مُكْرِمَ مَنِ اسْتَكْرَمَهُ يَا مُرْشِدَ مَنِ اسْتَرْشَدَهُ يَا صَرِيخَ مَنِ اسْتَصْرَخَهُ يَا مُعِينَ مَنِ اسْتَعَانَهُ يَا مُغِيثَ مَنِ اسْتَغَاثَهُ



30.
Ey kendisinden (günahlardan) korunmayı dileyenleri koruyan,
Ey merhamet dileyenlere merhamet eden,
Ey mağfiret dileyenleri bağışlayan,
Ey yardım isteyenlere yardım eden;
Ey kerem ve lütuf dileyenlere ikramda bulunan,
Ey irşad olmak isteyenleri irşâd eden,
Ey feryat edip kendisinden (yardım) dileyenlerin yardımına koşan,
Ey kendisinden inâyet isteyenlere inâyet eden,
Ey kendisinden medet bekleyenlere imdât eden!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا عَزِيزا لا يُضَامُ يَا لَطِيفا لا يُرَامُ يَا قَيُّوما لا يَنَامُ يَا دَائِما لا يَفُوتُ يَا حَيّا لا يَمُوتُ يَا مَلِكا لا يَزُولُ يَا بَاقِيا لا يَفْنَى يَا عَالِما لا يَجْهَلُ يَا صَمَدا لا يُطْعَمُ يَا قَوِيّا لا يَضْعُفُ


31.
Ey mağlup ve zelil edilmeyen, Aziz,
Ey hakikati idrak edilemeyen Latif,
Ey (âlemleri) ayakta tutan ve hiç bir zaman uyumayan Kayyum,
Ey yok olmayan ebedî,
Ey ölümsüz diri,
Ey saltanatı (hiç bir zaman) zevala uğramayacak Melik,
Ey (...?fena bulmayacak Bâkî,
Ey kendisine (asla) cehalet arız olmayan Âlim,
Ey gıdaya muhtaç olmayan Samed,
Ey (hiç bir zaman) zaafa uğramayan Kavî!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يَا أَحَدُ يَا وَاحِدُ يَا شَاهِدُ يَا مَاجِدُ يَا حَامِدُ يَا رَاشِدُ يَا بَاعِثُ يَا وَارِثُ يَا ضَارُّ يَا نَافِعُ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:38 am

32.
Allah"ım ben (mukaddes) ismin hürmetine sana el açıyor, (hacetlerimi) senden diliyorum;
Ey tek,
Ey yegâne,
Ey (her yerde) hâzır ve nâzır olan,
Ey şan ve yücelik sahibi olan,
Ey (kendi zat-ı mukaddesine) hamd-ü senâ eden,
Ey (yaratıklarına) yol gösteren,
Ey (ölüleri diriltip kabirlerden) ayağa kaldıran,
Ey (insanlardan sonra âlemin) vârisi olan
Ey (hak edeni, veya imtihan için meslehat gördüğünü zarar ve ziyana uğratan,
Ey (uygun gördüğünü de) menfaat veren!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا أَعْظَمَ مِنْ كُلِّ عَظِيمٍ يَا أَكْرَمَ مِنْ كُلِّ كَرِيمٍ يَا أَرْحَمَ مِنْ كُلِّ رَحِيمٍ يَا أَعْلَمَ مِنْ كُلِّ عَلِيمٍ يَا أَحْكَمَ مِنْ كُلِّ حَكِيمٍ يَا أَقْدَمَ مِنْ كُلِّ قَدِيمٍ يَا أَكْبَرَ مِنْ كُلِّ كَبِيرٍ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:39 am

33.
Ey her büyükten daha büyük olan,
Ey bütün cömertlerden daha cömert olan,
Ey bütün merhametlilerden daha merhametli olan,
Ey bütün bilgilerden daha çok bilgili olan,
Ey bütün hikmet sahiplerinden daha çok hikmetli olan,
Ey her kadimden daha Kadîm olan,
Ey her büyükten daha büyük olan,
Ey her latiften daha latif,
Ey her yüceden daha yüce,
Ey her azizden daha çok izzet sâhibi olan!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا كَرِيمَ الصَّفْحِ يَا عَظِيمَ الْمَنِّ يَا كَثِيرَ الْخَيْرِ يَا قَدِيمَ الْفَضْلِ يَا دَائِمَ اللُّطْفِ يَا لَطِيفَ الصُّنْعِ يَا مُنَفِّسَ الْكَرْبِ يَا كَاشِفَ الضُّرِّ يَا مَالِكَ الْمُلْكِ يَا قَاضِيَ الْحَقِّ


34.
Ey bağışlamada kerem ve lütfu bol olan
Ey büyük iyilik ve nimet sahibi olan,
Ey hayrı çok olan,
Ey fazlı- ihsanı kâdim ve ezeli olan,
Ey lütfu ebedi olan,
Ey san"atı latif ve güzel olan,
Ey sıkıntıyı gideren,
Ey bela ve zorluklara son veren,
Ey (varlık mülkünün sahibi,
Ey hak ve hakikat üzere hüküm veren!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا مَنْ هُوَ فِي عَهْدِهِ وَفِيٌّ يَا مَنْ هُوَ فِي وَفَائِهِ قَوِيٌّ يَا مَنْ هُوَ فِي قُوَّتِهِ عَلِيٌّ يَا مَنْ هُوَ فِي عُلُوِّهِ قَرِيبٌ يَا مَنْ هُوَ فِي قُرْبِهِ لَطِيفٌ يَا مَنْ هُوَ فِي لُطْفِهِ شَرِيفٌ يَا مَنْ هُوَ فِي شَرَفِهِ عَزِيزٌ يَا مَنْ هُوَ فِي عِزِّهِ عَظِيمٌ يَا مَنْ هُوَ فِي عَظَمَتِهِ مَجِيدٌ يَا مَنْ هُوَ فِي مَجْدِهِ حَمِيدٌ


35.
Ey ahdinde vefalı,
Ey vefakarlığı güçlü,
Ey kuvvetinde yüce,
Ey yüce olduğu halde yakın,
Ey yakın olduğu halde latif,
Ey lütfüyle birlikte şerif,
Ey şerefiyle birlikte aziz,
Ey izzetinde azim,
Ey azametinde yüce!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يَا كَافِي يَا شَافِي يَا وَافِي يَا مُعَافِي يَا هَادِي يَا دَاعِي يَا قَاضِي يَا رَاضِي يَا عَالِي يَا بَاقِي


36.
Allah"ım ben (mübarek) İsmin hürmetine (Hacetlerimi) senden diliyorum;
Ey (kendisine, güvenip yönelene) yeterle gelen, Ey (bütün detlere) şifa veren,
Ey (verdiği ahde) vefa eden,
Ey sıhhat ve afiyet veren,
Ey (yaratıkları) hidayet eden,
Ey (kullarını iyiliğe ve cennete) davet eden,
Ey (hak üzere) hüküm veren,
Ey (salih ve itaatkar) kullarından hoşnud olan,
Ey (her şeyiyle) yüce ve âli olan,
Ey (ebediyyen) bâkî kalan!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا مَنْ كُلُّ شَيْ‏ءٍ خَاضِعٌ لَهُ يَا مَنْ كُلُّ شَيْ‏ءٍ خَاشِعٌ لَهُ يَا مَنْ كُلُّ شَيْ‏ءٍ كَائِنٌ لَهُ يَا مَنْ كُلُّ شَيْ‏ءٍ مَوْجُودٌ بِهِ يَا مَنْ كُلُّ شَيْ‏ءٍ مُنِيبٌ إِلَيْهِ يَا مَنْ كُلُّ شَيْ‏ءٍ خَائِفٌ مِنْهُ يَا مَنْ كُلُّ شَيْ‏ءٍ قَائِمٌ بِهِ يَا مَنْ كُلُّ شَيْ‏ءٍ صَائِرٌ إِلَيْهِ يَا مَنْ كُلُّ شَيْ‏ءٍ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ يَا مَنْ كُلُّ شَيْ‏ءٍ هَالِكٌ إِلا وَجْهَهُ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:40 am

37.
Ey her şeyin kendisine boyun eğdiği,
Ey her şeyin kendisinden korkup çekindiği,
Ey herşey kendisi için var olduğu,
Ey her şeyin kendisi ile var olduğu,
Ey her şeyin kendisine döndüğü,
Ey her şeyin kendisinden korktuğu,
Ey her şeyin kendisiyle ayakta durduğu,
Ey her şeyin kendisine yöneldiği, hareket ettiği,
Ey her şeyin kendisini medh-u senasıyla tesbih ettiği,
Ey (Mukaddes vechinin) dışında her şeyin helâk olduğu!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا مَنْ لامَفَرَّ إِلا إِلَيْهِ يَا مَنْ لا مَفْزَعَ إِلا إِلَيْهِ يَا مَنْ لا مَقْصَدَ إِلا إِلَيْهِ يَا مَنْ لا مَنْجَى مِنْهُ إِلا إِلَيْهِ يَا مَنْ لا يُرْغَبُ إِلا إِلَيْهِ يَا مَنْ لا حَوْلَ وَ لا قُوَّةَ إِلا بِهِ يَا مَنْ لا يُسْتَعَانُ إِلا بِهِ يَا مَنْ لا يُتَوَكَّلُ إِلا عَلَيْهِ يَا مَنْ لا يُرْجَى إِلا هُوَ يَا مَنْ لا يُعْبَدُ إِلا هُوَ


38.
Ey (suçlular için) kendi dergahından başka kaçılacak yer bulunmayan,
Ey kendisinden başka sığınılacak yer olmayan,
Ey kendisinden başka varılacak hedef ve maksat bulunmayan (kahr-u gazabından kurtulmak için) kendi dergahından başka kurtuluş yeri bulunmayan,
Ey ancak kendisine rağbet edilen,
Ey kendisinden başka güç ve kuvvet kaynağı olabilecek kimse bulunmayan,
Ey kendisinden başka kimseden yardım dilenilmeyen,
Ey kendisinden başkasına ibâdet edilmeyen!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا خَيْرَ الْمَرْهُوبِينَ يَا خَيْرَ الْمَرْغُوبِينَ يَا خَيْرَ الْمَطْلُوبِينَ يَا خَيْرَ الْمَسْئُولِينَ يَا خَيْرَ الْمَقْصُودِينَ يَا خَيْرَ الْمَذْكُورِينَ يَا خَيْرَ الْمَشْكُورِينَ يَا خَيْرَ الْمَحْبُوبِينَ يَا خَيْرَ الْمَدْعُوِّينَ يَا خَيْرَ الْمُسْتَأْنِسِينَ


39.
Ey kendisinden korkulanların en iyisi,
Ey rağbet edilenlerin en iyisi,
Ey talep edilenlerin en iyisi,
Ey kendisinden istekte bulunulanların en iyisi,
Ey kendisinde yönelilenlerin, maksud olanların en iyisi,
Ey zikredilen, anılanların en iyisi,
Ey şükredilenlerin en iyisi,
Ey sevilenlerin en iyisi,
Ey el açılıp çağrılanların en iyisi,
Ey kendisine ünsiyet edilenlerin en iyisi!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يَا غَافِرُ يَا سَاتِرُ يَا قَادِرُ يَا قَاهِرُ يَا فَاطِرُ يَا كَاسِرُ يَا جَابِرُ يَا ذَاكِرُ يَا نَاظِرُ يَا نَاصِرُ


40.
Allah"ım ben ismin hürmetine senden (hacetlerimi) diliyorum;
Ey (kullarının günahlarını) bağışlayan,
Ey (ayıpları, kötülükleri) örten,
Ey (her şeye) gücü yeten,
Ey (her şeye) galip gelen,
Ey (herşeyi yoktan var eden),
Ey (zalimleri ihtişamını) kıran,
Ey (yaraları) saran, iyileştiren,
Ey (kendisini ananları) anan,
Ey (yaratıkların hallerini) gören,
Ey (dostlarına) yardım eden!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
يَا مَنْ خَلَقَ فَسَوَّى يَا مَنْ قَدَّرَ فَهَدَى يَا مَنْ يَكْشِفُ الْبَلْوَى يَا مَنْ يَسْمَعُ النَّجْوَى يَا مَنْ يُنْقِذُ الْغَرْقَى يَا مَنْ يُنْجِي الْهَلْكَى يَا مَنْ يَشْفِي الْمَرْضَى يَا مَنْ أَضْحَكَ وَ أَبْكَى يَا مَنْ أَمَاتَ وَ أَحْيَا يَا مَنْ خَلَقَ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَ الْأُنْثَى
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:40 am

41.
Ey yaratıp da her şeyi yerli yerine koyan düzelten,
Ey (her şeyi) belli ölçüler ve sınırlara tâbi kılıp, varması gereken hedefi gösteren,
Ey belayı kaldıran,
Ey gizli sırları, yakarışları işiten,
Ey (sapıklık girdabında) boğulanları kurtaran,
Ey helâk olanlara necat veren,
Ey hastalara şifa veren,
Ey güldüren ve ağlatan,
Ey öldüren ve dirilten,
Ey erkek ve dişiden oluşan çiftler yaratan!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im!
يَا مَنْ فِي الْبَرِّ وَ الْبَحْرِ سَبِيلُهُ يَا مَنْ فِي الْآفَاقِ آيَاتُهُ يَا مَنْ فِي الْآيَاتِ بُرْهَانُهُ يَا مَنْ فِي الْمَمَاتِ قُدْرَتُهُ يَا مَنْ فِي الْقُبُورِ عِبْرَتُهُ يَا مَنْ فِي الْقِيَامَةِ مُلْكُهُ يَا مَنْ فِي الْحِسَابِ هَيْبَتُهُ يَا مَنْ فِي الْمِيزَانِ قَضَاؤُهُ يَا مَنْ فِي الْجَنَّةِ ثَوَابُهُ يَا مَنْ فِي النَّارِ عِقَابُهُ


42.
Ey denizden ve karada yolunu koyan,
Ey dış âlemde âyetleri bulunan,
Ey âyetler içinde delili olan,
Ey ölümde kudreti tecelli eden,
Ey kabirlerde alınacakibret vesileleri bulunan, Ey kıyamette saltanat sahibi olan,
Ey hesaba çekmede heybetli olan,
Ey hükmü geçen,
Ey cennette sevabı, mükafatı olan,
Ey (cehennem) ateşinde sevabı, mükafatı olan,
Ey (cehennem) ateşinde ceza ve azabı bulunan!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا مَنْ إِلَيْهِ يَهْرُبُ الْخَائِفُونَ يَا مَنْ إِلَيْهِ يَفْزَعُ الْمُذْنِبُونَ يَا مَنْ إِلَيْهِ يَقْصِدُ الْمُنِيبُونَ يَا مَنْ إِلَيْهِ يَرْغَبُ الزَّاهِدُونَ يَا مَنْ إِلَيْهِ يَلْجَأُ الْمُتَحَيِّرُونَ يَا مَنْ بِهِ يَسْتَأْنِسُ الْمُرِيدُونَ يَا مَنْ بِهِ يَفْتَخِرُ الْمُحِبُّونَ يَا مَنْ فِي عَفْوِهِ يَطْمَعُ الْخَاطِئُونَ يَا مَنْ إِلَيْهِ يَسْكُنُ الْمُوقِنُونَ يَا مَنْ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ


43.
Ey korkanların kendisine kaçtığı,
Ey günahkarların kendisine sığındığı,
Ey dönüş yapıp (tevbe edenlerin) yalnız kendisine yöneldiği,
Ey zâhitlerin ancak kendisine rağbet ettiği,
Ey şaşkınların kendisine iltica ettiği,
Ey muştak olanların yalnız kendisiyle ünsiye bulduğu,
Ey sevenlerin kendisiyle iftihâr ettiği
Ey hatakarların, affını arzuladığı,
Ey yakin ehli olanların (kalplerinin) ancak kendisiyle yatışıp huzur bulduğu,
Ey tevekkül edenlerin ancak kendisine güvendiği!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يَا حَبِيبُ يَا طَبِيبُ يَا قَرِيبُ يَا رَقِيبُ يَا حَسِيبُ يَا مَهِيبُ [مُهِيبُ‏] يَا مُثِيبُ يَا مُجِيبُ يَا خَبِيرُ يَا بَصِيرُ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hasan palaz



Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 10/03/08

MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   Perş. Mart 13, 2008 3:40 am

44.
Allah"ım, ben, ismin hakkına senden diliyorum (hacetlerimi);
Ey (hakikat âşıklarının) sevgilisi,
Ey (bütün dertlerin) tabibi,
Ey (yarattıklarına) yakın,
Ey (kullarını) gözeten,
Ey (kulların amellerinin) hesabını gören,
Ey heybet ve vekar sahibi olan,
Ey (iyi amellere) sevap veren,
Ey (duaları) icabet eden,
Ey (her şeyden haberdar olan,
Ey (her şeyi) gören!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا أَقْرَبَ مِنْ كُلِّ قَرِيبٍ يَا أَحَبَّ مِنْ كُلِّ حَبِيبٍ يَا أَبْصَرَ مِنْ كُلِّ بَصِيرٍ يَا أَخْبَرَ مِنْ كُلِّ خَبِيرٍ يَا أَشْرَفَ مِنْ كُلِّ شَرِيفٍ يَا أَرْفَعَ مِنْ كُلِّ رَفِيعٍ يَا أَقْوَى مِنْ كُلِّ قَوِيٍّ يَا أَغْنَى مِنْ كُلِّ غَنِيٍّ يَا أَجْوَدَ مِنْ كُلِّ جَوَادٍ يَا أَرْأَفَ مِنْ كُلِّ رَءُوفٍ


45.
Ey her yakından daha yakın,
Ey her sevilenden daha çok sevilen,
Ey bütün görenlerden daha iyi gören,
Ey haberdar olanların hepsinden daha çok bilgisi bulunan,
Ey bütün şereflilerden daha çok şerefli olan,
Ey her yüceden daha yüce,
Ey bütün güçlülerden daha güçlü,
Ey bütün zenginlerden daha zengin,
Ey bütün cömertlerden daha cömert,
Ey şefkatlilerin hepsinden daha şefkatli!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا غَالِبا غَيْرَ مَغْلُوبٍ يَا صَانِعا غَيْرَ مَصْنُوعٍ يَا خَالِقا غَيْرَ مَخْلُوقٍ يَا مَالِكا غَيْرَ مَمْلُوكٍ يَا قَاهِرا غَيْرَ مَقْهُورٍ يَا رَافِعا غَيْرَ مَرْفُوعٍ يَا حَافِظا غَيْرَ مَحْفُوظٍ يَا نَاصِرا غَيْرَ مَنْصُورٍ يَا شَاهِدا غَيْرَ غَائِبٍ يَا قَرِيبا غَيْرَ بَعِيدٍ


46.
Ey (asla) mağlup olmayan gâlip,
Ey yaratılmış olmayan sanatkâr,
Ey mahluk olmayan yaratan,
Ey kendisine sahip olunamayacak mâli,
Ey mağlup ve zelil olunamayan kâhir,
Ey yüceltilmeye ihtiyacı olmayan yüce,
Ey korunmaya ihtiyacı olamayan koruyucu,
Ey yardıma ihtiyacı olmayan yardımcı,
Ey (biran bile gâip olmayan) şâhid,
Ey (asla) uzaklaşmayan yakın!
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا نُورَ النُّورِ يَا مُنَوِّرَ النُّورِ يَا خَالِقَ النُّورِ يَا مُدَبِّرَ النُّورِ يَا مُقَدِّرَ النُّورِ يَا نُورَ كُلِّ نُورٍ يَا نُورا قَبْلَ كُلِّ نُورٍ يَا نُورا بَعْدَ كُلِّ نُورٍ يَا نُورا فَوْقَ كُلِّ نُورٍ يَا نُورا لَيْسَ كَمِثْلِهِ نُورٌ


47.
Ey nurun nuru,
Ey nuru nurlandıran,
Ey nuru yaratan,
Ey nuru yöneten,
Ey nuru takdir edip ölçülendiren,
Ey her nurun nuru,
Ey her nurdan önce nur olan,
Ey her nurdan sonra nur olan,
Ey her nurun üstünde olan Nur,
Ey hiç bir nurun kendisi gibi olmadığı Nur
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! يَا مَنْ عَطَاؤُهُ شَرِيفٌ يَا مَنْ فِعْلُهُ لَطِيفٌ يَا مَنْ لُطْفُهُ مُقِيمٌ يَا مَنْ إِحْسَانُهُ قَدِيمٌ يَا مَنْ قَوْلُهُ حَقٌّ يَا مَنْ وَعْدُهُ صِدْقٌ يَا مَنْ عَفْوُهُ فَضْلٌ يَا مَنْ عَذَابُهُ عَدْلٌ يَا مَنْ ذِكْرُهُ حُلْوٌ يَا مَنْ فَضْلُهُ عَمِيمٌ


48.
Ey bağışı şerefli- değerli olan,
Ey fiili latîf olan,
Ey lütfü daimi ve ebedi olan,
Ey ihsanı kâdim, e ezeli olan,
Ey sözü hak olan,
Ey verdiği vaadi doğru olan,
Ey (kullarını) affederek (onlara) fazl-u ihsanı olan,
Ey azabı adalete dayanan,
Ey zikri tatlı olan,
Ey fazl-ü keremi (bütün yaratıklara) şamil olan
Münezzehsin sen,
Ey kendisinden başka bir ilah olmayan...
Kurtar bizi ateşten ey Rabb"im! اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يَا مُسَهِّلُ يَا مُفَصِّلُ يَا مُبَدِّلُ يَا مُذَلِّلُ يَا مُنَزِّلُ يَا مُنَوِّلُ يَا مُفْضِلُ يَا مُجْزِلُ يَا مُمْهِلُ يَا مُجْمِلُ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: KUMEYL DUASI   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
KUMEYL DUASI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Gece İbadet (Vel-Leyl !)
» Rabbena Atina/Firli
» İstiare ile evlilik yapılır mı?

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KORKULERLILERIN YERI :: İslam :: Cihad-ı Ekber, Nefisle Cihattır-
Buraya geçin: